Thursday, April 20, 2006

Gitmek

bugünlerde herkes gitmek istiyor.küçük bir sahil kasabasına,bir başka ülkeye,dağlara, uzaklara...hayatından memnun olan yok. kiminle konuşsam aynı şey...her şeyi, herkesi bırakıp gitme isteği.öyle ''yanına almak istediği üç sey'' falan yok.bir kendisi.bu yeter zaten. her şeyi, herkesi götürdün demektir.keşke kendini bırakıp gidebilse insan. ama olmuyor.hadi kendimize razıyız diyelim, öteki de olmuyor. yani her şeyiyüzüstübırakmak göze alınamıyor.böyle gidiyor işte. bir yanımız ''kalk gidelim'', öbür yanımız "otur''diyor.''otur'' diyen kazanıyor. o yan kalabalık zira. iş, güç, sorumluluk,çoluk çocuk, aile, güvende olma duygusu...en kötüsü alışkanlık.alışkanlığın verdiği rahatlık,monotonluğun doğurduğu bıkkınlığı yeniyor.kalıyoruz. kuş olup uçmak isterken ağaç olup kök salıyoruz.evlenmeler...bir çocuk daha doğurmalar...borçlara girmeler...işi büyütmeler...bir köpek bile bizi uçmaktan alıkoyabiliyor. misal, ben...kapıdaki rex'i bırakıp gidemiyorum. değil bu şehirden gitmek, iki sokaköteye taşınamıyorum.alıp götürsem gelmez ki... bütün sokağın köpeği olduğunun farkında.herkes onu, o herkesi seviyor.hangi birimizle gitsin?''sırtında yumurta küfesi olmak'' diye bir deyim vardır;evet, sırtımızda yumurta küfesi var hepimizin.kendi imalatimiz küfeler.ama eğreti de yasanmaz ki bu dünyada.ölüm var zira.ölüme inat tutunmak lazim.inadina kök salmak lazım. bari ufak kaçışlar yapabilsek. var tabiiyapanlar. ama az.sadece kaymak tabakasi.hepimiz kaçabilsek... bütçe, zaman, keyif...denk olsa.gün içinde mesela...küçücük gitmeler yapabilsek. ne mümkün.sabah 09.00, aksam 18.00. sonra baska mecburiyetler. sıkışıpkaldık.sırf yeme, içme, barınmanın bedeli bu kadar ağır olmamalı. hayattakalabilmek için bir ömür veriyoruz.bir ömür karsiligi bir ömür yani. ne saçma.bahar mıdır bizi bu hale getiren?galiba. ben her bahar aşık olmam ama her bahar gitmek isterim.gittigim olmadi hiç. ama olsun...istemek de güzel...can yücel

No comments: